20 Ocak 2010 Çarşamba

Cevab veriyorum.

mutluysamnehoş'a ithafen,

1-)Dokunulmazlıklar kaldırılırsa iyi olur. İktidar devletten tamamen sermayeye geçmiş olur böylece. Beraber şirketçilik oynarsınız Dilbert, The Office ayarı bir yer oluruz. Hepimizin dileği bu ancak oraya çıkan milletvekilleri bunu yapacak kadar saf değil, meğer ki kendileri sermaye olsun. Tabii kalksın dokunulmazlıklar ama şu an gerçekçi değil.
2-)Seçim barajı kaldırılsın demeyelim de %3 veya altına çekilsin, böylece doğuda bağımsız aday komikliğine son verilmiş olur. Ayrıca bağımsız milletvekili seçimi için hafif bir iyileştirme lazım.
3-)Adayların belirlenmesi ve sıralanmasında şimdi kullanılan yöntem fena değil ancak ilk parti içindeki seçimlerde ne rüşvetler dönüyor hatırlatayım...
4-)Yargı bağımsızlığına inanmıyorum. Yargı bazen absürt yorumlar yapar. 8. maddeden değil de 88. maddenin zottirik fıkrasına göre yorumlar. Bu da işleri yavaşlatır. Bu da verimliliği azaltır. Hukuk sistemi baştan aşağı gerçekçi ve stabil olmalıdır.
5-)Eğitim için hiç bir zaman para harcanmaz, sizi yöneten devletten geçinen mallar sürüsü bunun farkında olduğu için hiç kasmaz. Çünkü onun çıkarları için halkın aptal olması gereklidir. İdeali tabii ki tavan yapmış eğitim %100 okuma oranıdır. Ama ırkınızın gerizekalı olduğu gerçeğini suratınıza çarpmak benim için artık zevktir.

4 Ocak 2010 Pazartesi

Call of the Wild

Bugün okula çalışmak için gittim. Okula girmeden ilerideki BİM'den az alışveriş yapıp parkta yiyeyim dedim. Alışverişi yaptıktan sonra parka gidince önce kediler yolumu kesti. Kedilere muhallebileri kaptırmamak için hızlı hızlı yedim. Sonra kediler üşüşmeye başladı. Dedim bunlar eğer benim muhallebilerin peşindeyse kesin bir av "pattern"i takip ediyor olmalılar; tam parktan çıkacağım, bir tanesi tam önümü kesti. O an anladım resmen olan biten sadece av. Kedilere muhallebiden bir kaşık attım. Parktan uzaklaşırken bir köpeğin muhallebiyi attığım yere hızla gelip kedileri kovduğunu gördüm. Bunu anlayınca şunun farkına - bir daha - vardım : Ey hayvanseverler, hepiniz geberin e mi! Evlerinde hayvanları besleyenler, ayh canım cicim diyenler, şuna bak ne tatlı değil mi diyenler, bana sen niye hayvanları sevmiyorsun bu hiç sevilmez mi canım canım diyen dangozlar, Facebook'a bilimum kedi-köpek videoları koyanlar hepiniz tiz kafaüstü yüksekten düşün. Eğer hayvanlar bizim yerimizde olsaydı onlar da bize acır mıydı böyle? Bunca yıllık evrimi gözardı edip sonra ayh ne tatlı(!) demeniz beni deli ediyor. Peki hayvanları benden korudunuz, ya sizi kim koruyacak? Salaklar. İnsan doğayı yaklaşık 1000 yıldır katlediyor. Ancak doğa da size bunları vermeyecekti zaten. Ne bu yazdıklarımı okuyabilecek, ne on onbeş katlı apartmanlarda oturabilecek, ne de arabanızla köprüyü geçebilecektiniz.Bu soğuk Ocak ayında kıçınıza don bulamayacaktınız belki de.. Dünya nüfusu bugün 6 milyar, bu kadar insanı doğa ana mı besliyor dersiniz? Yo hayır, bu kadar insanı ancak şimdi haiz olan düzen doyurabilir. Eğer köpekler bizim yerimizde olsaydı aynısını yapardı. Sakın hayvan sevgisiyle gelmeyin bana bir daha. Hayvanları sevmiyorum, seveni de sevmiyorum.