çapayev(kızıl ordu'da ünlü bir general) ile anka evlilermiş. bir gün çapayev'in şehir dışına çıkması gerekmiş, öncesinde de karısına ucunda jilet olan bir bekaret kemeri takmış. bir ay sonra döndüğünde birlikteki askerleri sıraya dizmiş. "anka ile seks yaparken çükünü kaybedenler bir adım öne çıksınlar" demiş. yaveri petka hariç herkes öne çıkmış. bunu gören çapayev, petka'ya "sen de diğerleri gibi anka ile seks yapmaya çalışmadın mı petka?" diye sormuş. petka, oldukça zorlanarak "eğet çağıştım" demiş. (dili kesikmiş)
----------------------------------------
otobüste bir adam diğerine sormuş: "neden polisler hep ikişer ikişer gezer biliyor musun" / "yoo bilmiyorum" / "özellikle böyledir, biri sadece yazmayı öteki de sadece okumayı bilir". tam bunları söylerken bir el omzundan tutar. arkasında bir polis durmaktadır. "kağıtlarını göster bakayım" der. bahtsız adam sessizce uzatır. polis kağıda bakar ve yanındaki ortağına seslenir" şuna sovyet ordusunu aşağılamaktan dolayı bir celp yaz vasya".
-----------------------------------------
bir hayvanat bahçesinde iki kadın goril kafesinin önünde duruyorlarmış. biri, gorilin penisini ötekine göstererek "işte gerçek bir erkekte bundan olması gerekir" demiş. tam o sırada oradan geçen bir gürcü kalın cüzdanını çıkarıp "hayır, yanılıyorsunuz gerçek bir erkekte bundan olması gerekir" demiş.
-----------------------------------------
sovyetler uzaya insan yollamayı başarmıştır. ukraynalı bir çoban bir tepenin başından duyduğu haberi paylaşma amacıyla arkadaşına seslenir
- mykola!
- evet?
- moskali uzaya çıkmış
- hepsi mi?
- yok sadece biri
- e banane bundan!
(rus fıkralarında ukraynalılar genelde kıskanç olarak betimleniyor)
------------------------------------------
bir odessa yahudisi diğeriyle konuşmaktadır.
- duydun mu einstein nobel ödülünü kazanmış?
- öyle mi, ne sebeple?
- izafiyet teorisini bulmuş.
- o ne ki?
- misal kafanda 5 tel saç varsa izafi olarak azdır, ama çorbanda 5 tel saç varsa izafi olarak fazladır.
- ve bu yüzden nobel ödülü mü almış?
Nerdium Corruptaem
18 Mart 2012 Pazar
22 Aralık 2011 Perşembe
Sevan Nişanyan yazısı. Dokunmadan yazıyorum :
facebook profilimde gırgırına yazdığım bir cümle var. gencin biri ona takmış, bana sitem etmiş:
"merhaba sevan bey, ben sizin henüz kitaplarını okumadım ama bazı programlarda fikirlerinizi dinledim... facebook sayfanızda atatürk'ün insan öldürdüğünü ima etmişssiniz. lütfen sizden rica ediyorum beni aydınlatırmısınız atatürk nerede insan öldürmüştür? ha bizim namusumuzu,özgürlüğümüzü savunduğu savaşlarda insan öldürdüğünü söylüyorsanız o savaşta olmayı ben şeref kabul ediyorum onuda bilmenizi isterim . . . !"
dayanamadım, etraflıca cevap yazdım.
dayı gazete mi okumuyorsun? sırf dersim’de 13.000 kişiyi köpek gibi itlaf ettirdi, hem silahlarını toplatıp liderlerini bertaraf ettirdikten sonra. isyan misyan ettikleri yoktu, korkudan paniğe kapılmış taş devri aşiretleri idiler. devlet başkanının alkol ve iktidar hastalığıyla zıvanadan çıkmış fantezisinin eseri, “almanlar yapıyorsa bizim neyimiz eksik”ten öte bir mantığı olmayan bir manasız katliamdı. başbakan inönü’yü “olmaz artık bu kadar” dediği için görevden aldı, yerine emirlerine daha kolay boyun eğecek bir yalaka getirdi. av operasyonunu baştan sona bizzat idare etti.
1930’da zilan vadisinde katledilen köylülerin sayısı belirsizdir. devlet başkanının şahsi emriyle kadın, yaşlı, çoluk çocuk belki 10.000 kürt öldürüldü. daha geri git: 1925’te bütün kürdistan’da kaç bin kişi idam edildi, kaç on bin kişi dağda bayırda katledildi belli değildir. koskoca genç kasabası gazi hazretlerinin emriyle taş üstüne taş bırakmamacasına yokedildi. [şimdi adı genç olan kasaba değil, eski il merkezi; yerinde yeller eser.] 1930’da menemen kasabasının da havadan bombalanarak yokedilmesini emretti; gene ismet’in tavassutuyla vaz geçirdiler.
1925’te devlet başkanının kaprisi doğrultusunda şapka giymeyi reddetti diye memlekette onlarca kişi çarşı meydanlarında asıldı. şapkaya karşı gösteri oldu diye rize şehrini denizden topa tuttular. hasbelkader kendini devlet başkanı ilan ettirmiş generalin teki “herkes kafasına külah takacak” yahut “sakallar traş edilecek” diye emretse sen olsan ne yapardın? seni bilmem ama ben inadına sakal uzatırdım gibi geliyor bana.
milli mücadele’nin ilk günlerinde yanında duran hemen herkesi 1925-26’da iktidarını pekiştirdikten sonra idam ettirdi, bilir misin? milli mücadelenin başlıca finansörü olan cavit, sivas kongresine ittihat ve terakki örgütünün desteğini getiren vasıf asıldı; milli mücadelenin istanbul ayağını örgütleyen kara kemal saklandığı kümeste kendini öldürdü. liseden beri en yakın arkadaşı ve ankara’daki ilk günlerinde oda arkadaşı olan albay arif beyin idam kararını imzaladığı gece parti verip sabaha kadar dansetti; herkesi de zorla dans ettirdi. rauf’u, halide edip’i ve adnan adıvar’ı da astıracaktı; vaktinde haber alıp kaçtılar. karabekir’in idamı için emir verdi; gene ismet’in araya girmesiyle, ordu ayaklanır diyerek vaz geçirdiler. karabekir kimdi? vahdettin’in ve ingilizlerin adamı diye bilinen mustafa kemal’i erzurum kongresinde milli mücadele ekibine kabul ettiren ve liderliğe gelmesini sağlayan kişiydi. onu da yoketmek istedi; beceremedi.
1923’te meclis’te kendisini diktatörlükle suçlayan ahmet şükrü beyi çankaya bahçesinde şahsi muhafız alayının başı olan topal osman’a öldürttü. çok fazla tepki alınca bu sefer topal osman’ı öldürttü. bundan iki ay önce aynı yerde, 3 yıllık sevgilisi ve muhtemelen gayrımeşru çocuğunun babası olan fikriye’yi kafasının arkasından vurarak öldürdüler. tetiği bizzat kendisinin çektiği rivayet edilir, ama kesin kanıtı yoktur.
bundan birkaç ay sonra karısının kuzeni ve halit ziya uşaklıgil’in oğlu olan vedat, çankaya köşkünde intihar etti. onun da hikâyesi çoktur, ama başka zaman anlatılması daha doğru olur.
milli mücadele sırasında bizzat başkomutana bağlı ve onun emriyle iş yapan istiklal mahkemeleri 9000 civarında insanı sorgusuz sualsiz idam etti. bunların ezici çoğunluğu 7 yıl süren savaşta sefil olmuş, ocağı batmış, ittihatçı manyaklığından takati tükenmiş zavallı anadolu köylüleriydi. “milli mücadele” adı verilen yunan harbinde şehit olan asker sayısı, istiklal mahkemelerince idam edilenlerden azdır, farkında mısın? [genelkurmay kayıtlarına göre yunan ve ermeni harplerinde şehit asker sayısı 9177.]
dünya harbinin son günlerinde filistin’de iki adet orduyu [merak ediyorsan 7. ve 8. ordular] bütün mevcuduyla ingilizlere esir verdi; beceriksizlik mi yoksa danışıklı döğüş mü, henüz aydınlığa kavuşmuş konu değildir. kalan bir avuç askeriyle ricat ederken halep’te araplar ayaklanıp gösteri yaptı diye kentin ana caddesinde mitralyöz kurup sivil halkın üstüne ateş açtırdı. kaç kişinin öldüğü belli değildir.
çanakkale’de ve bitlis cephesinde hadi diyelim ki savaş vardı; aldığı emirleri yerine getirdi; onlar cinayet sayılmaz. ya libya’ya ne diyeceksin? osmanlı hükümetinin müdahale etmeme kararına rağmen, ittihat ve terakki’nin gizli teşkilatının emriyle tebdil-i kıyafet edip 1912’de libya’ya çıktılar; sözde italyanlara karşı direniş örgütlediler. italyanlara karşı tek kurşun atamadılar gerçi, ama arada yüzlerce gariban arabı direnişe karşı çıktı yahut italyanlarla yaşamaktan memnun oldu diye katlettiler.
*
aklında bulunsun: cinayet işine gireceksen büyük gireceksin. on kişi öldürsen karındeşen jack diye namın çıkar. yüzbin kişi öldürsen vatan kurtaran kahraman olursun, ilkokul sınıflarına fotoğrafını asarlar.
misal: 33 sivil kürdü öldürdü diye general mustafa muğlalı’yı katil ilan ettiler. adamcağız hapislerde öldü; van’da bir kıytırık kışlaya verdikleri adını zorla kaldırttılar. ötekisi zilan vadisinde 44 tane köyü yakıp ahalisini topyekün kılıçtan geçirdi. kışlayı bırak, memleketin her kasabasında caddesi, meydanı, heykeli, okulu, stadyumu var.
*
tahmin ediyorum ki gençsin. koyun güdücülerin propagandasından kendini kurtarmaya çalış; ilkokul kitaplarında okuduğun her şeye kanma. “o savaşlarda olmayı şeref kabul ediyorum” gibi afili cümlelere de boş ver, kendini gülünç duruma düşürmekten başka şeye yaramaz.
selamlar,
sevan
"merhaba sevan bey, ben sizin henüz kitaplarını okumadım ama bazı programlarda fikirlerinizi dinledim... facebook sayfanızda atatürk'ün insan öldürdüğünü ima etmişssiniz. lütfen sizden rica ediyorum beni aydınlatırmısınız atatürk nerede insan öldürmüştür? ha bizim namusumuzu,özgürlüğümüzü savunduğu savaşlarda insan öldürdüğünü söylüyorsanız o savaşta olmayı ben şeref kabul ediyorum onuda bilmenizi isterim . . . !"
dayanamadım, etraflıca cevap yazdım.
dayı gazete mi okumuyorsun? sırf dersim’de 13.000 kişiyi köpek gibi itlaf ettirdi, hem silahlarını toplatıp liderlerini bertaraf ettirdikten sonra. isyan misyan ettikleri yoktu, korkudan paniğe kapılmış taş devri aşiretleri idiler. devlet başkanının alkol ve iktidar hastalığıyla zıvanadan çıkmış fantezisinin eseri, “almanlar yapıyorsa bizim neyimiz eksik”ten öte bir mantığı olmayan bir manasız katliamdı. başbakan inönü’yü “olmaz artık bu kadar” dediği için görevden aldı, yerine emirlerine daha kolay boyun eğecek bir yalaka getirdi. av operasyonunu baştan sona bizzat idare etti.
1930’da zilan vadisinde katledilen köylülerin sayısı belirsizdir. devlet başkanının şahsi emriyle kadın, yaşlı, çoluk çocuk belki 10.000 kürt öldürüldü. daha geri git: 1925’te bütün kürdistan’da kaç bin kişi idam edildi, kaç on bin kişi dağda bayırda katledildi belli değildir. koskoca genç kasabası gazi hazretlerinin emriyle taş üstüne taş bırakmamacasına yokedildi. [şimdi adı genç olan kasaba değil, eski il merkezi; yerinde yeller eser.] 1930’da menemen kasabasının da havadan bombalanarak yokedilmesini emretti; gene ismet’in tavassutuyla vaz geçirdiler.
1925’te devlet başkanının kaprisi doğrultusunda şapka giymeyi reddetti diye memlekette onlarca kişi çarşı meydanlarında asıldı. şapkaya karşı gösteri oldu diye rize şehrini denizden topa tuttular. hasbelkader kendini devlet başkanı ilan ettirmiş generalin teki “herkes kafasına külah takacak” yahut “sakallar traş edilecek” diye emretse sen olsan ne yapardın? seni bilmem ama ben inadına sakal uzatırdım gibi geliyor bana.
milli mücadele’nin ilk günlerinde yanında duran hemen herkesi 1925-26’da iktidarını pekiştirdikten sonra idam ettirdi, bilir misin? milli mücadelenin başlıca finansörü olan cavit, sivas kongresine ittihat ve terakki örgütünün desteğini getiren vasıf asıldı; milli mücadelenin istanbul ayağını örgütleyen kara kemal saklandığı kümeste kendini öldürdü. liseden beri en yakın arkadaşı ve ankara’daki ilk günlerinde oda arkadaşı olan albay arif beyin idam kararını imzaladığı gece parti verip sabaha kadar dansetti; herkesi de zorla dans ettirdi. rauf’u, halide edip’i ve adnan adıvar’ı da astıracaktı; vaktinde haber alıp kaçtılar. karabekir’in idamı için emir verdi; gene ismet’in araya girmesiyle, ordu ayaklanır diyerek vaz geçirdiler. karabekir kimdi? vahdettin’in ve ingilizlerin adamı diye bilinen mustafa kemal’i erzurum kongresinde milli mücadele ekibine kabul ettiren ve liderliğe gelmesini sağlayan kişiydi. onu da yoketmek istedi; beceremedi.
1923’te meclis’te kendisini diktatörlükle suçlayan ahmet şükrü beyi çankaya bahçesinde şahsi muhafız alayının başı olan topal osman’a öldürttü. çok fazla tepki alınca bu sefer topal osman’ı öldürttü. bundan iki ay önce aynı yerde, 3 yıllık sevgilisi ve muhtemelen gayrımeşru çocuğunun babası olan fikriye’yi kafasının arkasından vurarak öldürdüler. tetiği bizzat kendisinin çektiği rivayet edilir, ama kesin kanıtı yoktur.
bundan birkaç ay sonra karısının kuzeni ve halit ziya uşaklıgil’in oğlu olan vedat, çankaya köşkünde intihar etti. onun da hikâyesi çoktur, ama başka zaman anlatılması daha doğru olur.
milli mücadele sırasında bizzat başkomutana bağlı ve onun emriyle iş yapan istiklal mahkemeleri 9000 civarında insanı sorgusuz sualsiz idam etti. bunların ezici çoğunluğu 7 yıl süren savaşta sefil olmuş, ocağı batmış, ittihatçı manyaklığından takati tükenmiş zavallı anadolu köylüleriydi. “milli mücadele” adı verilen yunan harbinde şehit olan asker sayısı, istiklal mahkemelerince idam edilenlerden azdır, farkında mısın? [genelkurmay kayıtlarına göre yunan ve ermeni harplerinde şehit asker sayısı 9177.]
dünya harbinin son günlerinde filistin’de iki adet orduyu [merak ediyorsan 7. ve 8. ordular] bütün mevcuduyla ingilizlere esir verdi; beceriksizlik mi yoksa danışıklı döğüş mü, henüz aydınlığa kavuşmuş konu değildir. kalan bir avuç askeriyle ricat ederken halep’te araplar ayaklanıp gösteri yaptı diye kentin ana caddesinde mitralyöz kurup sivil halkın üstüne ateş açtırdı. kaç kişinin öldüğü belli değildir.
çanakkale’de ve bitlis cephesinde hadi diyelim ki savaş vardı; aldığı emirleri yerine getirdi; onlar cinayet sayılmaz. ya libya’ya ne diyeceksin? osmanlı hükümetinin müdahale etmeme kararına rağmen, ittihat ve terakki’nin gizli teşkilatının emriyle tebdil-i kıyafet edip 1912’de libya’ya çıktılar; sözde italyanlara karşı direniş örgütlediler. italyanlara karşı tek kurşun atamadılar gerçi, ama arada yüzlerce gariban arabı direnişe karşı çıktı yahut italyanlarla yaşamaktan memnun oldu diye katlettiler.
*
aklında bulunsun: cinayet işine gireceksen büyük gireceksin. on kişi öldürsen karındeşen jack diye namın çıkar. yüzbin kişi öldürsen vatan kurtaran kahraman olursun, ilkokul sınıflarına fotoğrafını asarlar.
misal: 33 sivil kürdü öldürdü diye general mustafa muğlalı’yı katil ilan ettiler. adamcağız hapislerde öldü; van’da bir kıytırık kışlaya verdikleri adını zorla kaldırttılar. ötekisi zilan vadisinde 44 tane köyü yakıp ahalisini topyekün kılıçtan geçirdi. kışlayı bırak, memleketin her kasabasında caddesi, meydanı, heykeli, okulu, stadyumu var.
*
tahmin ediyorum ki gençsin. koyun güdücülerin propagandasından kendini kurtarmaya çalış; ilkokul kitaplarında okuduğun her şeye kanma. “o savaşlarda olmayı şeref kabul ediyorum” gibi afili cümlelere de boş ver, kendini gülünç duruma düşürmekten başka şeye yaramaz.
selamlar,
sevan
15 Eylül 2011 Perşembe
Mimlenmişim
Evet, yılların tecrübesi telefon tamircisi mutluysamnehos beni mimlemiş. Kısa kısa özet geçiciiim.
İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz : mutluysamnehos, e tabii böbeğimin blogu tabii ki okuyacağım.
Sanal alemden tanışıp görüştüğünüz Blogger'lar : Yok öyle bir şey.
Blog dünyasına adım attığınızda,gökyüzünde ki yıldız kadar parlak gelen,asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz Blogger'lar : ic-mihrak.blogspot.com
Kendinize yakın bulduğunuz Blogger'lar : mutluysamnehos, ic-mihrak, suphecimelek.wordpress.com, greennautilus, lovemeorleaveme, seinep
Yazılarını okurken keyiflendiğiniz Blogger'lar : Yani soruya gel. Sanki yazı okurken keyif almasak okuyacağız yine de? Zorlamasana!
Sürekli sayfasını açtığınız,okuyup yorum bırakmadan çıktığınız Blogger'lar : Genelde yorum yapılır ya da zıçılır.
Neyse, efendim genellikle iyilik yapmıyorum ama yapmak lazım tabii :
İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz : mutluysamnehos, e tabii böbeğimin blogu tabii ki okuyacağım.
Sanal alemden tanışıp görüştüğünüz Blogger'lar : Yok öyle bir şey.
Blog dünyasına adım attığınızda,gökyüzünde ki yıldız kadar parlak gelen,asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz Blogger'lar : ic-mihrak.blogspot.com
Kendinize yakın bulduğunuz Blogger'lar : mutluysamnehos, ic-mihrak, suphecimelek.wordpress.com, greennautilus, lovemeorleaveme, seinep
Yazılarını okurken keyiflendiğiniz Blogger'lar : Yani soruya gel. Sanki yazı okurken keyif almasak okuyacağız yine de? Zorlamasana!
Sürekli sayfasını açtığınız,okuyup yorum bırakmadan çıktığınız Blogger'lar : Genelde yorum yapılır ya da zıçılır.
Neyse, efendim genellikle iyilik yapmıyorum ama yapmak lazım tabii :
14 Ekim 2010 Perşembe
Void
Çok yoruluyorum be günce. Çok yoruluyorum ve artık bu koşuşturmacadan bu boşluktan nefret ediyorum. Yunan cehennemindeyim. Sürekli tekrar eden günler... Bugün möleeeeem çok föcihi sultanlık yaptı. Önce sordu bir an bakayım mı diye düşündün di mi dedi ben de hıhı evet dedim meğer babam da yanındaymış. Çok fecihisin hayatum.Bu aralar ne sosyal hayat ne bir şey hak getire.. Film de yok doğru düzgün, ben depreş miyim de kim depreşsin? Depresif norveç somonu oldum bile.Dünyada 16.yüzyıla kadar yunan mısır arap ve çin kadar hiç kimse bilime katkıda bulunmamış adam gibi bunu biliyor muydun günce?
16 Eylül 2010 Perşembe
Meşgaleler ve Bursaspor.
Bugün sanıyorum herhalde kurtuldum. Ahmet Hoca Konya'ya gidecüng. Son anda eve gelmezse yaşadım sayılır. Ahmet Hoca gittiğine göre diğer bela damlar gerçi ama o artık kolay ;) .
Uzun zamandır bir olamamıştık günce çünkü benim bazı işlerim var. Haftaya da okula uğramam lazım ufaktan. Toplantıyı tatil dolayısıyla attım ama bir daha yapamam. Çarşamba yine tosuning anlayacağın.. :
Bursa maçını izliyorum ahmet hocayla, bursa golleri yedikçe ben de bizimkilere ve mutluysamnehos'a aynı anda inci gibi mesajlar gönderdim. Mesajlar inci gibi olduğu için pek telefonlarıma çıkmıyor benim möleeeem. Çıksa negzel olacak.. Neyse işte tosuning yapsın möleeeeem. Biraz da hayatını yaşasın ivit.
Valencia'da Bruno deyu topçu vardı. Tabii gözlerde gülümseme... Yerleştirdi bruno da bursaspor'a. Bursaspor'a olan düşmanlığım esasen çok eskiden oluşan cephenin gelişmesinden ibarettir aslında günce. Bu cephenin takımının yediği gollere sevinmem mi? İvit bu hafta bir sorum var. Acaba bu cephe nedir, neyin nesidir?
Cevap verirseniz sevinirim. Danimarka'da tatil yapın inşallah!
Uzun zamandır bir olamamıştık günce çünkü benim bazı işlerim var. Haftaya da okula uğramam lazım ufaktan. Toplantıyı tatil dolayısıyla attım ama bir daha yapamam. Çarşamba yine tosuning anlayacağın.. :
Bursa maçını izliyorum ahmet hocayla, bursa golleri yedikçe ben de bizimkilere ve mutluysamnehos'a aynı anda inci gibi mesajlar gönderdim. Mesajlar inci gibi olduğu için pek telefonlarıma çıkmıyor benim möleeeem. Çıksa negzel olacak.. Neyse işte tosuning yapsın möleeeeem. Biraz da hayatını yaşasın ivit.
Valencia'da Bruno deyu topçu vardı. Tabii gözlerde gülümseme... Yerleştirdi bruno da bursaspor'a. Bursaspor'a olan düşmanlığım esasen çok eskiden oluşan cephenin gelişmesinden ibarettir aslında günce. Bu cephenin takımının yediği gollere sevinmem mi? İvit bu hafta bir sorum var. Acaba bu cephe nedir, neyin nesidir?
Cevap verirseniz sevinirim. Danimarka'da tatil yapın inşallah!
11 Eylül 2010 Cumartesi
Yengeç Sepeti
Yengeç sepetinden çıkmaya çalışan yengeci diğer yengeçler geri çekermiş böylece kimse dışarı çıkamıyormuş. Durumu çogzel özet geçtim artık dağılabilirsiniz. Beni ve möleeeeemi kimsenin üzmeye hakkı olamaz.
30 Ağustos 2010 Pazartesi
The Expandables.
Yiurum sultanım bana çok kızmış. Artık kendisine belli başlı konularda karışmamı istemiyor. Bunun için artıkın kendisine bazı şeyler sunacağım :
1-) Din konusunda kendisini rencide etmeyeceğim hatta konuya hiç girmeyeceğim.
2-) Siyaset konusunda hep hıhıı evet diyeceğim.
3-) Din ve siyaset konusunda beni deneme amaçlı sınamaya kalkarsa da yiuruma spor konuşacağım maçlardan bahsedeceğim o benim ne demek istediğimi anlar umarım.
4-) En önemlisi tabii karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesi tabii.
5-) Eskiden z.çt.ğ.m facebook ş'ettirmelerini de kaldırıyorum.
Zira yiurumu özledim çok fecihi şekilde. Artık bu günlerde yoruluyorum. Sürekli babaanneme bakıyorum hastanede yatıyorum hep. O çıkıncaya kadar da hep orada olacağım. Yani vaktim olsaydı W.L. alırdım hemen dayanırdım kapısına ama vaktim de yok maalesef günce. :( Öğlen gelip öğleden sonra dönüyorum. Çok fecihi şekilde yoruluyorum maalesef.

Yani günce epey yıpranıyorum bu aralar.
1-) Din konusunda kendisini rencide etmeyeceğim hatta konuya hiç girmeyeceğim.
2-) Siyaset konusunda hep hıhıı evet diyeceğim.
3-) Din ve siyaset konusunda beni deneme amaçlı sınamaya kalkarsa da yiuruma spor konuşacağım maçlardan bahsedeceğim o benim ne demek istediğimi anlar umarım.
4-) En önemlisi tabii karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesi tabii.
5-) Eskiden z.çt.ğ.m facebook ş'ettirmelerini de kaldırıyorum.
Zira yiurumu özledim çok fecihi şekilde. Artık bu günlerde yoruluyorum. Sürekli babaanneme bakıyorum hastanede yatıyorum hep. O çıkıncaya kadar da hep orada olacağım. Yani vaktim olsaydı W.L. alırdım hemen dayanırdım kapısına ama vaktim de yok maalesef günce. :( Öğlen gelip öğleden sonra dönüyorum. Çok fecihi şekilde yoruluyorum maalesef.

Yani günce epey yıpranıyorum bu aralar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)